Türk Dili ve Edebiyatı, Dil ve Anlatım Uygulama Sınavı Ölçeği ve Yönergesi

Dil ve Anlatım ile Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde yapılacak uygulama sınavı “dinleme, konuşma, okuma ve yazma” becerilerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Dil ve anlatım dersi uygulama sınavı ölçeği ve yönergesi aşağıdaki gibidir:

1.Dinleme

Ölçütler Puanlama 1 2 3 4 5
Dinlediği metnin temasını belirler.





Metinde geçen yer,zaman,kişi unsurlarını açıklar.





Metni  yorumlar ve kısaca özetler.





Metnin türünü belirler.





Metnin vermiş olduğu  mesajı belirler.




2.Konuşma

Ölçütler Puanlama 1 2 3 4 5
İstanbul Türkçesi konuşma,ağız özelliklerini resmi konuşmada terk etme.





Telaffuz ve vurgulamalara uyma.





Aynı ses tonunda konuşmama, ses tonunu ayarlayabilme.





Jest ve mimiklerden faydalanma.





Konuşmasını güncel örneklerle,alıntılarla  ve etkileyici örneklerle süsleyebilme. (Konuya Hakimiyet)




 
dil ve anlatim Uygulama Sinavi olcegi ve Yonergesi
Türk Dili ve Edebiyatı Uygulama Sınavı Ölçeği ve Yönergesi

3.Okuma

Ölçütler Puanlama 1 2 3 4 5
Okuma akıcılığı ve Hızı





Telaffuz (Diksiyon)





Vurgu ve Tonlama





Anlaşılırlık





Duraklama




4.Yazma

Ölçütler Puanlama 1 2 3 4 5 
Konu dışına çıkmama,metni sınırlayabilme.





Kâğıt düzeni





Yazı planı( giriş, gelişme, sonuç)





Yazım kurallarına uyma





Noktalama işaretlerine uyma    









Türk dili ve edebiyatı ile dil ve anlatım  uygulama sınavı soru puan ve süre dağılımları şu şekilde:

Dil ve Anlatım Dersi Uygulama Sınavı

Milli Eğitim Bakanlığı,  Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde 28 Ekim 2016 tarihinde önemli bazı değişiklikler yaptı. Bu değişiklikler, özellikle, liselerde derslere giren Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerini yakından ilgilendirmektedir. Zira bu yeni yönetmelikte değişen bir maddeyle “Türk Dili ve Edebiyatı" ile "Dil ve Anlatım” derslerinde yazılı sınavlara ek olarak bir de uygulama sınavı getirildi. Ortaöğretim Kurumlar Yönetmeliği 16. maddeye eklenen değişiklik şu şekilde:
“h) Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılır.”
Turk dili ve edebiyati  Dersi Uygulama Sinavi
Dil ve Anlatım Dersi Uygulama Sınavı

 Dil ve Anlatım Dersi Uygulama Sınavı

Bu değişiklik sonrası Dil ve Anlatım dersi uygulama sınavı ile ilgili olarak Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri kafa karışıklığı yaşarken Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü okullara resmi bir yazı gönderdi ve bu konuya açıklık getirdi. Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün Dil ve Anlatım dersi uygulama sınavıyla ilgili açıklaması şöyle:
“İlgi (b) Kurul Kararlan gereği, ortaöğretim kurumlarında okutulmakta olan “Dil ve Anlatım” dersi ile “Türk Edebiyatı ” dersi birleştirilerek “Türk Dili ve Edebiyatı ” dersi olarak 2016-2017 eğitim ve öğretim yılından itibaren 9 uncu sınıflardan başlamak üzere kademeli olarak okutulmaya başlanmıştır.
Bu nedenle, ilgi (a) Yönetmeliğin değişik 45/1 -(h) maddesinin “Dil ve Anlatım” ile ilgi (b) Kurul Kararlarıyla uygulamaya konulan “Türk Dili ve Edebiyatı” dersini kapsayacağından bu ders için de yazılı ve uygulamalı olmak üzere en az iki sınav yapılması esastır.
Aynca, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde geçen ”… en az iki yazılı sınav…” ifadesinden, programın özelliğine göre yazılı ve uygulamalı dersler için yazılı ve uygulamalı olmak üzere en az iki sınavın yapılması gerektiği anlaşılmalıdır.
Sınavların nasıl yapılacağı ve öğrenci başarısının nasıl ölçüleceğine ilişkin hususlar ise “Zümre öğretmenler Kurulu “nda belirlenerek karar altına alınacaktır.”

Koşma Nedir?

Koşma nedir

Koşma Nazım Şeklinin Özellikleri Nelerdir?


Koşma, halk şiirinin en çok kullanılan nazım şeklidir. Halk şiirinin bir nazım şekli olan koşmanın, divan edebiyatuında gazele karşılık geldiği söylenebilir.


Koşma Nazım Şeklinin Özellikleri Nelerdir?

* Aşk, ayrılık, gurbet, vb. temalar işlenir.
* Koşmalar hece ölçüsüyle oluşturulur. Genellikle 7'li, 8'li ve 11'li hece ölçüsü kullanılır.
* Dörtlükler halinde oluşturulur. Dörtlük sayısı 3 ila 6 arasındadır.
* Uyak (kafiye) düzeni xaxa, bbba, ccca veya abab, cccb, dddb şeklindedir.
* Koşmaların son dörtlüğünda şairin mahlası (takma adı) bulunur.
* Koşmalar konularına göre dörde ayrılır:
   - Güzelleme: Sevgi, aşk gibi konuların işlendiği koşmalardır.
   - Koçaklama: Kahramanlık, savaş gibi konular işlenir.
   - Ağıt: Ölen kimselerin ardından söylenen koşmalardır. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatında sagu, divan edebiyatında mersiyenin karşılığıdır.
   - Taşlama: Divan edebiyatında hiciv, günümüz edebiyatında ise eleştirinin karşılığıdır. Toplumun veya insanların aksayan yönlerini eleştirerek veren koşmalardır.

Fabl

 

Fabl kelimesi Fransızcadan ödünçlenerek dilimize alınmıştır. (fable: masal). Kelimenin kökeni ise Latince fabula’dır (küçük anlatı): fari-~fat-: söyle-, +ul: (küçültme eki)

Fabl Nedir?


Fabl, bir ahlak ilkesini ya da bir davranış kuralını anlatan kısa sembolik hikâyelerdir, didaktik-öğretici bir amaç güdülerek oluşturulmuştur ve gündelik hayata ilişkin dersler verilmektedir. 

Fabl Türünün Özellikleri:


Olay genellikle orman köy gibi kırsal mekânlarda geçer.

Fablların kahramanları insan dışı varlıklar, genellikle de hayvanlardır. Olay, kişileştirilmiş en az iki hayvanın başından geçer. Bunlardan birisi iyi ahlâklı bir tipi, diğeri kötü ahlâklı bir tipi canlandırır. Fablda ikinci derecede kişiler çok azdır, bazen yoktur. 

Kişi betimlemesi yoktur.

Fabllarda hayali olay ve kahramanların yardımıyla insanlara özgü davranış, değer, düşünce ve tutumlar anlatılmaktadır. Böylece fablda sembolizmin etkisi görülmektedir.

Fabllar kişileştirme (teşhis) ve konuşturma (intak) sanatları üzerine kurulmaktadır; hikâye kahramanı olan hayvanlar, kendi özelliklerini korumakla birlikte, insan gibi konuşurlar. Esasen fabl, bu özelliği nedeniyle masalımsı eserler arasında yer almaktadır.

fabl turunun ozellikleri nelerdir
fabl nedir

Ders veya öğüt eserin bir yerinde, çoğunlukla da sonunda atasözü ya da özdeyiş biçiminde belirtilir.

Fabllarda insanların kusurlu ve gülünç yönleri de doğrudan doğruya eleştiri konusu yapılmaktadır.

Fabllar, çocuklara iyi ve ahlaki davranışlar kazandırma bakımından eğitici yanı güçlü eserlerdir.

Fablın sonunda kıssadan hisse alınabilecek bir dersin onu masaldan ayıran özelliklerinin başında gelir.

Fabllarda sade ve açık bir dil kullanılır.

Fabl planı dört bölümden oluşur:

Serim: Olayın türüne, çıkarılacak derse göre kişileştirilmiş hayvanlar ve çevre tanıtımının yapıldığı bölümdür.

Düğüm: Olay o çevrede verilmek istenen derse göre gelişir. Kısa ve sık konuşmalar vardır. Hemen birkaç konuşma ile olay düğümlenir.

Çözüm: Olay beklenmedik bir sonuçla biter. Fablın en kısa bölümüdür.

Öğüt: Ana fikir bu bölümde öğüt niteliğinde verilir. Bu bölüm kimi zaman başta, kimi zaman sondadır. Kimi zaman da sonuç okuyucuya bırakılır.

Fabl türünün ilk örneklerini Hint edebiyatında Beydeba "Kelile ve Dimne", Yunan edebiyatında Aisopos (Ezop) "Ezop Masalları", Fransız edebiyatında ise Jean de La Fontaine (Jan dö La Fonten) "La Fonten Masalları" vermiştir. Sadi’nin "Gülistan ve Bostan" adlı eserlerinde de fabllar mevcuttur.

Türk edebiyatında Şeyhi’nin “Harname” adlı eseri fabl türüne örnek olarak verilebilir.

Türk edebiyatında ilk fabl çevirilerini La Fonten’den yaptığı çevirilerle Şinasi yapmıştır.

Orhan Veli Kanık, Aisopos(Ezop) Masallarından çeviriler yapmıştır.

Nurullah Ataç, Mehmet Fuat Köprülü, Sebahattin Eyüboğlu, Vasfi Mahir Kocatürk fabl ile ilgilenen, bu türde araştırmalarda bulunup çeviriler yapan şahsiyetlerdir.

ABD'li yazar James Thurber ve İngiliz edebiyatının ünlü kalemi George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır.

FECR-İ ÂTÎ DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER 

 Fecr-i âti döneminde öğretici metinlerin özellikleri:

* Makale, deneme, eleştiri gibi türlerde yazılar yazılmıştır. 


*Dil ve üslup yönünde bir önceki edebiyatın devamıdır. 


*1911’de Selanik’te çıkan ve “millî” bir edebiyat oluşturmak isteyen “Genç Kalemler” ile dil konusunda tartışmalara girmişlerdir. 


*Eleştiri bu dönemde ön plana çıkmıştır. 


*Bu sanatçılar “estetik, sanat ve edebiyat” konularında eleştiriler kaleme almışlardır. 


*Fecr-i Âti içinde gazeteciliği meslek edinen tek kişi Ahmet Samim'dir. “Hilal, Cidal, İtilaf, Seda-yı Millet” gibi gazeteleri çıkarmıştır. 


 *Şahabettin Süleyman, “Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye, Yeni Osmanlı Edebiyatı” adlı kitapları yazmıştır. 


fecri ati doneminde ogretici metinlerin ozellikleri
fecri ati doneminde ogretici metinler
 *Mehmet Behçet, “Genç Şairlerimiz ve Eserleri, Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı, Genç Romancılarımız ve Eserleri” gibi tarih kitaplarını yazmıştır.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

............................MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI  9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILI SORULARIDIR 

 

1-“Edebiyat”  ne demektir? Açıklayınız.  (10p)


2- Mermerden mutfak tezgâhı yapan usta ile mermeri heykele dönüştüren heykeltıraşın yaptıkları arasında ne fark vardır? Kısaca açıklayınız. (10p)

3-Aşağıdaki boşluklara doğru cevapları getiriniz. (2+2+2+2+2=10p)
a)Türkçe köken bakımından ………………………………………..dil ailesine aittir, yapı bakımından da …………………………  …………………….. bir dildir.
b)Dilimizde ………………. Adet sessiz (ünsüz) bulunmaktadır.
c)Türkçe kelimelerin kök ünlüsü değişmez. Ancak Türkçede bu kurala uymayan iki kelime vardır. Bunlar, …………………. Ve ……………… kelimeleridir.

4- Orhun Abideleri (yazıtları) hakkında detaylı bilgi veriniz. (10P)


9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

5- I. Dünya Savaşının bireyin davranışları  ve toplum  üzerindeki etkisini  anlatan edebi metin hangi bilimlerden yararlanır? Önemli  olan üç tanesini yazınız  (4+3+3=10p)

A)

B)

C)

6- Aşağıdaki sözcüklerin küçük ünlü uyumuna uyup uymadıklarını belirleyiniz. (5p)
Ulaşım ………………………..
Çamur …………………………
Öğrenci …………………………..
Kabuk …………………………..
Bilezik ……………………….

7- Aşağıdaki sözcüklerin büyük ünlü uyumuna uyup uymadıklarını belirleyiniz. (5p)
Otomobil …………………………
Nişasta …………………………….
Gözlükçü …………………………..
Bekleyiş ……………………………..
Duvar ………………………………
  
 8-Aşağıdaki ifadeleri okuyarak doğru olanların yanına “D” yanlış olanların yanına “Y”
harflerini koyunuz.
a)“bakmıyorum” kelimesinde ünsüz yumuşaması vardır. (…….)
b)Türkçe kelimelerin herhangi bir yerinde üç ünsüz yan yana bulunamaz. (…….)
c)Hikaye öğretici bir metin türüdür. (……)
ç) Dildeki bazı değişikliklerde coğrafya etkilidir. (…..)
d)Moğolca ile Türkçe aynı dil ailesine mensuptur. (……)

9-Aşağıdaki altı çizili sözcüklerdeki ses olaylarını karşılarına yazınız. (2+2+2+2+2)=10p)
a)Zaman durmadan ilerliyor. …………………………………..
b)Çocuğun davranışları pek hoşuma gitmedi. ………………………
c)Adam bir süre bekledikten sonra gitti. ……………………………
ç)Atın alnının ortasında bir yıldız vardı sanki. ………………………………
d)Kitabın kapağına şöyle bir baktı.  ………………………………………

10- Hikaye nedir? Hikayenin iki özelliğini yazınız. (4+3+3=10p)

28. Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması 2017

28. Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması
28. Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması 2017
Gönen Belediyesi tarafından düzenlenen 28. Ömer Seyfettin Hikaye Yarışması Her yıl olduğu gibi ;
Öğrenciler ve yetişkinler olmak üzere iki kategoride yapılmaktadır.Yüksek katılımla düzenlenen ulusal hikaye yarışmamıza tüm hikaye severleri bekleriz.
Konu: Serbesttir.
28. Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması, iki bölüm halinde düzenlenmiştir:
I) Öğrenciler Bölümü: Ortaokul ve Lise’de okuyan öğrenciler katılabilir.
II)Yetişkinler Bölümü: Üniversite’de okuyan öğrenciler ve Hikâyeye ilgi duyan bütün yetişkinler katılabilirler.

DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU (Peyami Safa)

Türk edebiyatının öncü isimlerinden Peyami Safa'nın yazmış olduğu bu romanda anlatılanlar şunlardır: Yaşananların, on beş yaşına basmış bir çocuğun bakış açısıyla anlatıldığı bu romanda çocuğun adı belirtilmemiştir. Yedi yaşından beri bacaklarından birinin ağrısını çeken bu çocuk, annesiyle birlikte yoksul bir hayat sürmektedir. Kemik veremi teşhisi konulan bu hastalığı çaresi, çocuğun sakin, sorunsuz bir hayat sürmesi ve iyi beslenmesine bağlıdır. Aksi halde çocuğun bacağı kesilecektir. Durumu öğrenen ve çocuğun akrabalarından olan bir paşa, onu Erenköy’deki köşküne, yanına alır. Çocuk burada, paşanın kendisinden büyük olan kızı Nüzhet’e âşık olur. Ancak Nüzhet’in, zengin bir doktor olan Ragıp Bey ile evlendirileceğini öğrenince hastalığı pekişir ve çok acı çeker. Köşkten kaçar ve hastaneye yatar. Başarılı bir ameliyatla bacağı iyileşir. Hastaneden çıktığında, Nüzhet’in Doktor Ragıp ile evlendiğini öğrenir.

 9. hariciye koğuşu kitap özetleri, dokuzuncu hariciye koğuşu kitap özetleri, 9. hariciye koğuşu özeti, 9. hariciye koğuşu kahramanları, kitap özetleri, roman özetleri